•   Ayak Sağlığı
  •   Ayakkabının Tarihçesi
  •   Ayak Rahatsızlıkları
  •   Ayakkabı Seçimi

    Ayak sağlığı için dikkat edilecek hususlar Ayak sağlığında dikkat edilmesi gereken temel kuralları şöyle sıralayabiliriz; Dar kalıplı, üstü basık, sivri burunlu, yüksek topuklu ayakkabılar nasır ve benzeri bir çok probleme davetiye çıkarabilir.
   Ayak ağrılarını kulak ardı etmeyin. Sürekli ağrı varsa bir uzmana görünmelisiniz. Ayaklarınızdaki ısı ve renk değişimlerini, yaraları inceleyiniz. Kalınlaşan veya düzensiz büyüyen tırnaklar mantar belirtisi olabilir. Ayağın herhangi bir yerindeki büyüme normal sayılmamalıdır. Ayağınızı, özellikle parmak aralarını düzenli olarak yıkayıp çok iyi kurulamalısınız. Ayak tırnaklarınızı düz olarak kesmeli ve çok kısaltmamalısınız. Tırnaklarınızın kenarını kesmeniz batık tırnaklara neden olabilir. Şeker hastaları, kan dolaşımı problemi olanlar ve kalp hastalarının tırnaklarının başkaları tarafından kesilmesi daha doğrudur.
   Çünkü bu grupta bulunan insanlar enfeksiyona eğilimlidir. Ayakkabının ayağa göre olması önemlidir. Ayakkabı alışverişinizi ayaklarınızın şiş durumuna denk getirin. Aşırı yıpranmış ayakkabıları mümkünse kullanmayın. Yaptığınız etkinliğe uygun ayakkabı seçin. Örneğin koşarken gündelik ayakkabılarınızı değil, koşu ayakkabısı giyin. Her gün aynı ayakkabıyı kullanmayın. Yara ve enfeksiyona açık ortamlarda çıplak ayakla yürümeyin. Sandalet giyiyorsanız güneşli havalarda vücudunuz gibi ayaklarınızı da kremleyin.
   Ayak hastalıklarında mutlaka bir doktora başvurun. Hatalı veya yanlış ilaç kullanımı küçük bir sorunu büyük bir soruna dönüştürebilir. Şeker hastasıysanız yılda en az bir kez ayak uzmanına görünmelisiniz.

    TÜRKLER’DE AYAKKABININ TARİHÇESİ
   Türk dilinde ayakkabı anlamındaki en eski sözcük “edik” tir. Orta Asya Türkleri’ nde edik; “çizmeye benzer konçlu bir ayakkabı” dır. Edik sözcüğünün 8. Yüzyılda Orhun Yazıtlar’ nda geçmesi, o dönemde Türkler’ in çizme, bot giydiklerini ortaya koymaktadır. Anadolu Türkleri’ nde ayakkabıcılık sanatı ile ilgili en eski bilgiler İbn-i Batuta Seyahatnamesi’ nde görülmektedir. İbn-i Batuta 1330 yılında Antalya’ da dikicilerin bulunduğunu anlatmaktadır.
   Konuyla ilgili Osmanlı İmparatorluğu dönemine ait belgeler de mevcuttur. Eski kayıt ve belgelerde ayakkabıcı veya ayakkabı kelimelerine rastlanmamaktadır. Bu esnaf ve sanatkarların adı, Babuççu (babuçi), Başmakçı, Dikici ve Haffaf olarak geçmektedir. Eskiden Babuççuların ve Dikicilerin yaptıkları malları satan tüccara Haffaf denmiştir. Bu kelime sonradan bozularak Kavaf olmuştur.
   Evliya Çelebi, Seyahatnamesi’ nde Mercan yokuşunda Babuççu bekarlarının kaldığı sekiz adet bekar odası (Mercan Odaları) olduğunu belirterek ayakkabıcılar hakkında bilgi vermektedir. Evliya Çelebi, ayakkabı imalatçılarını gözü pek, haffafları ise pabucu beş akçe kar ile satmaya razı olmayan, insafsız ve müşteriye kan ağlatan kişiler olarak anlatmaktadır.

   Ayakkabı yapan sanatkarlar, yaptıkları iş bakımından şu bölümlere ayrılmıştır:
   • Kırmızı ve kara pabuç yapan ustalar,
   • Zenne pabucu yapan ustalar,
   • Erkek çizmesi yapan ustalar,
   • Zenne çizmesi yapan ustalar.

   Ayakkabı çeşitleri ise şunlardır:
   • Dikişli kara pabuç (postal),
   • Dikişli kırmızı pabuç
   • Kopçalı lapçın mest (Gıcırlı mestler sonradan icat olmuştur),
   • Erkek terliği (Mercan terlik),
   • Zenne terliği,
   • Zenne ayakkabısı (bunlara sarı şipitik pabuç denilmiştir, taban astarları çuhadan yapılmıştır),
   • Parlak zenne kundurası (gelinler için yapılmıştır),
   • Dikişli erkek çizmesi (bunların konçları, sahtiyan olup altları ökçesiz ve düzdür. Ökçe mahalline büyük bir nalça konmuştur. Bu nalçalar ökçeye içten çivi ile perçinlenmiştir. Uzun konçları yukardan dizkapağı altına bağlanmıştır. Bu bağın üzerine de, bir kısım konç devrilmiştir),
   • Zenne çizmeleri (konç yüzleri, telli bezlerden yapılmıştır. Renkleri sarı ve kırmızı olmuştur. Konçları da erkek çizmelerinden daha kısa yapılmıştır. Bu çizmeleri çoğunlukla köy gelinleri giymiştir).

   Osmanlı Türkleri’ nde deri işleme sanatının gelişmiş olması ve özellikle Yeniçeri Ocağı’ nın at binmede geçerli olan yumuşak deri çizmelere gösterdiği ihtiyaç yüzünden ayakkabıcılık çok gelişmiştir. Yalnız asker ocağında değil, sivil hayatta da ayakkabıların, giyenin sosyal durumunu gösteren özellikleri olmuştur.
   Örneğin, hizmetkar çizmesini sadece bu sınıfın görevlileri giymişlerdir. Türkler’ in Anadolu’ ya gelmesinden sonra 14. yüzyıldan en az 17. yüzyıl sonuna kadar ayakkabıcılar Ahilik Teşkilatı içinde belirli kurallara bağlı olarak yaşamışlardır. Daha Anadolu Selçuklu Devleti döneminde dikicilerin bulunması, Akdeniz Bölgesi’ nde üretimi devam etmekte olan yemenilerin kökeninin 14. yüzyıla kadar gittiğini göstermektedir. Üç asırlık dönemde ayakkabıcılar genel olarak; çizme, pabuç, terlik ve mest yapanlar biçiminde sınıflandırılmaktadır. Ayrıca ayakkabı tamircilerinin bulunduğunu da Evliya Çelebi anlatmaktadır.
   Yakın zamana kadar ayakkabı üreten tek kamu kuruluşu olan Sümerbank Beykoz Deri ve Kundura Sanayi Müessesesi’ nin kuruluşu 1810’ lu yıllara kadar gitmektedir.
   1923’ te Cumhuriyet’ in ilan edilmesinden 1950’ ye kadar ısmarlama ayakkabı dönemidir. Bu dönemde düşük gelir seviyesi, kısıtlı talep ve üretimin tamamen el emeğine dayanması sonucu, ayakkabı üretim miktarı sınırlı kalmıştır.
   1950-1975 döneminde ayakkabıcılık makineleşmeye yönelmiş, üretim önceki döneme göre birkaç katına çıkmış, fakat kitle üretimine geçiş mümkün olmamıştır.
   1975 yılından sonra Ayakkabı Sanayi gelişme yoluna girmiştir. Makineleşmiş ve yarı makineleşmiş tesislerin artması, ihracatta görülen artışlar ve devletle ilişkilerin sıkılaşması bu döneme rastlamaktadır.
   1980 sonrası hükümetlerin izlediği dışa açılma ve ihracat teşvik politikaları Ayakkabı Sanayiini de etkilemiştir. Sovyetler Birliği’ nin dağılmasından sonra bu birliği oluşturan ülkelerin vatandaşları Türkiye’ den bavul ticareti yoluyla ciddi miktarda ayakkabı satın almışlardır. Diğer yandan bu talebe bağlı olarak sektörde makineleşme oranı yükselmiş, kurulu kapasite artmıştır.
   Yine bu dönemde düzenli fuarlar yapılmaya başlanmış, 1989 yılında lise düzeyinde ayakkabıcılık mesleki-teknik eğitimi başlamıştır.

    TÜRK İNSANI DAHA ÇOK NE GİBİ AYAK PROBLEMLERİ YAŞIYOR?
   Türkiye’de de diğer ülkelerden farklı olmayarak, yaşanan ayak problemlerinin başında yanlış ayakkabı kullanımına bağlı gelişen problemler gelmektedir. Bunlar arasında tarak kemikleri üzerine fazla basınç gelmesi sonucunda oluşan ağrılar (metatarsalji), nasırlar ve topuk ağrıları başı çekmektedir.
   Özellikle kadınlarda daha sık karşımıza çıkan Halluks Valgus (halk arasında başparmak yanında oluşan kemik çıkıntıları olarak bilinir) problemi de temelinde genetik yapı olsa da genelde yanlış ayakkabı giyimi sonucunda ortaya çıkar veya kötüleşir. Bunun dışında özellikle çocuk yaş grubunda en sık karşılaştığımız problem düz tabanlık veya içe basmadır. Aileler bu konuda çok duyarlıdır ve hastalarımızın önemli bir bölümünü oluşturmaktadırlar.

AYAK RAHATSIZLIKLARI

   TAVUK GÖZÜ
Tavuk gözü ters istikamette gelişen ve derinlere kadar inen, ortasında nasırdan bir tıkaç bulunan bir tür nasırdır. Tavuk gözü, kemik üzerini örten derinin sürekli baskı altında kalması nedeni ile oluşur.

   NASIRLAR
Nasırlar uygun olmayan ayakkabı giyimi, kemik ve eklemlerdeki değişmeler, ayakların belli kesimlerinde fazla yüklenilmesi veya bir bölgeye sürtünmesiz baskı yapılması halinde ortaya çıkar. Nasırlar büyük ve küçük parmakların yanlarında, topuk ve ayak tabanında görülür.

   ÇATLAKLAR
Çatlaklar, derideki su ve yağ noksanlığından elastikiyetini kaybeden derinin genişlemesiyle oluşan deri üzerindeki yarıklardır. Bu yarıklar, genelde aşırı nasır oluşumu ile birlikte ve ökçe bölgesinde görülür.

   MANTAR HASTALIKLARI
Mantar hastalıkları ayak derisinde görüldüğü gibi ayak tırnaklarında da görülmektedir. Mantarlar ayağın çeşitli yollardan kızarması, çatlaması, ya da kaşıntı sonucu zarar görmesi yoluyla ortaya çıkabildiği gibi yanlış ayakkabı kullanımı, aşırı terleme veya kan dolaşımındaki bozukluklar mantar hastalıklarına yol açabilir. Tırnak mantarı ise başlangıç aşamasında tırnak kenarlarında görülen sarımtrak bir renk değişimi ile belirlenebilir. Tırnak yüzeyinin renk değiştirmesi, aşırı kalınlaşma, kırılganlık ve dökülme mantar hastalığının sonuçlarıdır. Mantar ile bağlantılı olarak, ayakta dokunma alerjilerine bağlı ekzamalar, su noksanlığı ile oluşan ayak ekzamaları ve irsi olan deri hücrelerinin çoğalma problemleri gibi bir çok hastalık meydana gelebilir.

   SİĞİLLER
Siğiller, virüslerin neden olduğu iyi huylu deri oluşumlarıdır. Siğillerin oluşumunda küçük yaralar, kötü kan dolaşımı gibi sorunlar rol oynar. Bir siğil türü olan diken siğili, bir diken gibi derine doğru büyür ve üzeri genellikle nasırla kaplı olur. Bu siğilin görülebilmesi için ancak üzerindeki mantar tabakasının kaldırılması gerekmekte olduğu gibi üzerleri sert dikenli ve pürüzlü yüzey tarafından da örtülü olabilir.

   ODUN TIRNAK
Odun tırnak doğuştan olan veya mantar enfeksiyonu, tırnak yatağı ve kökündeki yaralanmaların neden olduğu aşırı kalınlaşmış tırnak halidir.

   TIRNAK ÇATLAMALARI
Tırnak çatlaması tırnağın uzunlamasına ya da yüzeye paralel parça parça kopması olayıdır. Tırnak çatlamasının sebepleri arasında aşırı yıkama, nemli ortamda bulunma, vitamin eksikliği, tırnak yaralanmaları, alkol-yağ çözücü sıvıları ya da aseton bulunmaktadır.

   PENÇE TIRNAK
Pençe tırnak genellikle başparmakta görülür ve tırnağın kalınlaşması, sertleşmesi ve doğal büyüme istikametinin sapması ile meydana gelir. Genelde ileri yaşlarda görüldüğü gibi ayakkabının ayağa baskı yapması, başparmak yanaklarının şişmesi gibi değişiklikler de pençe tırnağın oluşumunu kolaylaştırır.

   TIRNAK BATMASI
Tırnak batması, tırnağın yanlarda çok derinden kesilmesi, uygunsuz ayakkabının tırnakların yan çeperine baskı uygulaması ve ayak bakım hataları nedeniyle oluşur.

   AYAK TERLEMESİ
Ayak terlemesi, deri ter bezlerinin salgıladığı sıvımsı ter nedeni ile meydana gelir. Vücudun aşırı hareketi, hastalıklardan sonraki nekahat dönemi, asabi bozukluklar ve genetik yapı nedeni ile aşırı terleme meydana gelebilir. Salgılanan ter buharlaşamaz ve deri üst yüzeyinde birikir.

    AYAKKABININ AYAĞA UYGUNLUĞUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ


   Uzunluk: Ayak başparmağının önündeki mesafenin yeterli olup olmadığına bakmak gerekir. Bu mesafeyi ölçmek için ayakkabının burnundaki bombeye basılmaz, bu durum ayakkabıda hasara yol açabilir. Bunun yerine müşteriden ayak parmağını kaldırması ve uçtan itibaren olan mesafeyi kendisinin tespit etmesi rica edilir. Bu mesafe normal şartlarda 0.5 mm olmalıdır.

   Topuk:
Topuk kısmının iyice oturup oturmadığına bakılır. Müşteri oturduğunda topuğun çıkıp çıkmadığına dikkat edilir. Ayakkabının vurmaması için topuk kısmının çok da sıkı olmaması gerekir.

   Ayakkabının Ağzı:
Ayakkabının ağız kısmının ayağı sarıp sarmadığına bakılır. Bilek kemiğini kesip kesmediğine dikkat edilir.

   Yüz:
Müşteri parmak ucunda dururken ayakkabının yüzünde fazladan boşluk kalıp kalmadığına bakılır. Eğer boşluk kalmışsa sığ bir kırışıklık oluşacaktır.

   Topuk Kayması:
Müşteri yürürken topukta herhangi bir kayma olup olmadığına bakılır. Kalın tabanlı yeni ayakkabılarda ufak çapta bir kayma oluşabilir. Giyildikçe taban esnekleşecek, böylelikle kaymanın miktarı azalacaktır. Tam ve buçuklu numaraların enleri arasında bir ilişki vardır, ayakkabının uzunluğu arttıkça eni de her buçukta 0.40 cm artar.
   AYAK SAĞLIĞI

   Bilinçli ayakkabı seçimleri yaşam süreci içinde oluşabilecek bazı sağlık problemlerini engelleyebildiği gibi, bazı ayak problemlerinin tedavisini de saplamaktadır. Buna göre, ayak sağlığı için öncelikle ayağın şekline uygun ayakkabılar seçmeye özen göstermek gerekmektedir.
   Anatomik ayakkabıların ise ayakta önemli taşıyıcı noktaları desteklediği için yürüyüşü rahatlatıcı yönü bulunmaktadır. Anatomik ayakkabılar vücudun rahat taşınmasını sağlar, omuriliğin duruşunu destekler, kişinin yorulmasını geciktirir. Doğal malzemeden üretilen ayakkabılar cilt sağlığının korunmasını sağlar, nasır, batık tırnak ve mantar gibi rahatsızlıkların oluşmasını engeller. Doğru ayakkabı ve sandaletler de ayağa egzersiz yaptırır.
   Rasgele, (sonradan genişler) düşüncesiyle alınan ayakkabılar ayak sağlığını olumsuz olarak etkilemekte ve basma bozukluğuna, tırnak batmalarına, ayak mantarlarına, acılı nasırlara, ayak parmaklarında şekil bozukluklarına, çabuk yorulmaya, bilek burkulmalarına, ayak, bacak ve bel ağrılarına ve ayakta kalıcı deformasyonlarına sebep olabilmektedir.
   Ayakkabı seçerken ilk kriterin, model ve renkten önce rahatlık olması gerekir. Bunun için ayakkabının doğal malzemelerden imal edilmiş olmasına özen göstermek gerekmektedir.
   Ayakkabıyı alırken her ikisinin de giyilip yürürken test edilmesi gerekir.
   Ayrıca, en uzun parmak ile ayakkabının ucu arasında yarım santim boşluk olmasına dikkat etmek gerekir.
   Bağcıklı ayakkabılar ayağı daha iyi kavradığı ve kan dolaşımını engellemeyecek şekilde ayarlanabildiği için tavsiye edilmektedir.
   Anatomik ayakkabıların ise ayakta önemli taşıyıcı noktaları desteklediği için yürüyüşü rahatlatıcı yönü bulunmaktadır.
   Anatomik ayakkabılar vücudun rahat taşınmasını sağlar, omuriliğin duruşunu destekler, kişinin yorulmasını geciktirir. Doğal malzemeden üretilen ayakkabılar cilt sağlığının korunmasını sağlar, nasır, batık tırnak ve mantar gibi rahatsızlıkların oluşmasını engeller.
   Doğru ayakkabı ve sandaletler de ayağa egzersiz yaptırır.


Ayakkabı Eğitimi

  • Ayakkabı Kullanım Klavuzu
  • Ayakkabının Sınıflandırılması
  • Deri Hakkında Bilinmesi Gerekenler
  • Ayakkabı Yapımında Kullanılan Terimler
  • Ayakkabı Terimleri
  • Kullanım Amacına Göre Ayakkabı Kategorileri
  • Ayakkabı Beden Grupları
  • Ayakkabı ve Deri Bakımı

    Ayakkabınız kullanım amacına uygun olarak kullanılmalıdır. Ayakkabı giyilirken ve çıkartılırken bağcıkları çözülmelidir, bağcıksız ayakkabılarda ise çekecek kullanılmalıdır. Ayakkabılar ayağın maksimum şiş olduğu zaman diliminde sağ ve sol olarak denenmelidir, ayağı sıkan ayakkabı kesinlikle alınmamalıdır. Ayakkabınız ayağınıza uygun ölçüde olmalıdır. Ayağa küçük ve büyük gelen ayakkabılar erken deformasyon, astar yırtılması gibi sorunlara yol açacaktır.
   Ayakkabı rutubetli ortamlarda bekletilmemelidir. Islak ayakkabılar oda sıcaklığında kurutulmalıdır. Direkt güneş ışığı altında veya herhangi ısı kaynağının altında kurutulduğu taktirde ayakkabıların yapışma yerlerinde açma, deride çatlama, leke ve şekil bozukluğu olabilir. Nubuk veya süet malzemeden üretilmiş ayakkabılar uygun sertlikte bir fırça veya silgi ile temizlenmeli, kesinlikle yıkanmamalı ve slikon bazlı spreyler kullanılmalıdır.
   Ayakkabılar kesinlikle çamaşır makinesinde veya elde yıkanmamalıdır. İç astarında sentetik malzeme kullanılan ayakkabıların koku yapması ve su alması muhtemeldir. Ayakkabının emmiş olduğu ter 24 saat içinde buharlaşır. Bu nedenle ayakkabıların 1 gün arayla giyilmesi ayakkabının daha uzun ömürlü olmasını sağlar.
   Ayağın aşırı terlemesinden dolayı ayakkabı üzerinde oluşabilecek giderilmesi mümkün olmayan lekeler üretim hatası değildir. Deri ayakkabılar kendi renginde boya veya natural cila ile cilalanmalıdır. Astar kullanılmayan ayakkabılarda derinin rengi ayak ve çoraplara çıkabilir. Ayakkabıların muhtemel kokulara karşı mutlaka havalandırılarak kaldırılması ve deformasyonu önlemek için kalıp kullanılması gerekmektedir. Üst el dikişli ayakkabılarda (saraçlı tabir edilen) dikiş yerlerinden, taban ve yan kısımdaki derinin birleştiği bölümlerden su alması doğaldır. Dolayısıyla yağmurlu havalarda giyilmemesi tavsiye edilir. Her türlü ayakkabı üzerinde "su geçirmez özelliği mevcuttur" ibaresi yok ise yağmurlu ve karlı havalarda su geçirebilir.
   Özel malzemelerle üretilen ayakkabıların bakımı konusunda satış sorumlusu arkadaşlarımızdan yardım alabilirsiniz. Vegetal dediğimiz bitkisel maddelerle işlentisi yapılmış olan deriler suyla temas ettiğinde, nemli bezle silindiğinde ve cila sürüldüğünde rengi değişebilir. Dolayısıyla bu tür derilerin suyla temas ettirilmemesi ve özel fırça ile tozunu alarak temizlenmesi tavsiye edilir.

    Ayakkabı tanımı çok geniş kapsamlı olup; kadın, erkek ve çocukların ayaklarını dış etkenlerden korumak ve topluma vermek istedikleri imajı pekiştirmek için kullandıkları yüz ve tabanları çeşitli malzemelerden yapılmış, şekli ayağın görünümüne benzeyen tüm ayak giysilerini kapsamaktadır. Ayakkabılar aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir:

   ÜRETİLDİĞİ MADDEYE GÖRE;

Deri
Suni Deri
Rugan
Tekstil
Kürk Astarlı

   ÜRETİM ŞEKLİNE GÖRE;

El Monta
Makine Monta
Dışa Monta (Gazuma)
Rok (El Saraç Dikişli)
Atom ( Çevirme)
Good Year Welt
Enjeksiyon
Yapıştırma

   KULLANIM AMACINA GÖRE;

Abiye
Casual
Sport
Outdoor
Sandalet-Terlik
Comfort
Dress

   DİKİŞ ŞEKİLLERİNE GÖRE;

Saraç (Tek iğne, Çift iğne)
Harama (Tabana gizli kanal açılır)
Gazuma (Tabanın dıştan dikişi)
Mekval (Havuzlu tabanın dıştan dikişi)
Taban Dikişi

    DERİ HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER
Tarihçesi insanlık kadar eski olan deri, günümüzde çağdaş tabaklama ve finisaj işlemleri sonucunda vazgeçilmez bir ürün haline dönüşmüştür.
Tabaklama (Sepileme):
Ham derinin kullanımına yönelik olumsuz özelliklerin giderilmesini sağlayan yöntem olarak bilinir. 2 tür sepileme yöntemi vardır,
Bitkisel Sepileme:
Bitkilerden elde edilen taneler kullanılır.
Madensel Sepileme:
Krom bileşikleri ile deri işlenir.
Finisaj:
Ham derinin renk, yüzey, doku özelliklerine arzulanan şeklin verilmesini sağlayan yöntem olarak bilinir.
DERİNİN ÖZELLİKLERİ AŞAĞIDAKİ GİBİ SIRALANABİLİR:

Yumuşak olması,
Dayanıklı ve bozulmaz olması,
Yüzeysel deliklerle hava ve su sirkülasyonunu sağlaması,
Nemi emme ve tekrar dışarı verebilme; “nefes alma” özelliğinin olması,
Az da olsa esneme özelliğine sahip olması.
DERİNİN FAYDALARI AŞAĞIDAKİ GİBİ SIRALANABİLİR:

Nefes alabildiği için ayağı serin tutar.
Çabuk yırtılma ve kopma yapmaz.
Nemi emdiği için ayakta koku oluşmasını önlemeye yardımcı olur.
Doğal olduğu için sağlıklıdır.
Esneyebildiği için ayağın şeklini alır.
Derisinden yararlanılan başlıca hayvanlar; sığır, koyun, at, geyik ve bazı süngerlerdir.
Deri bileşiminde; %50.2 Karbon, %25.4 Oksijen, %17.8 Azot, % 4.6 Hidrojen ve %2 Kükürt vardır.
DERİNİN BÖLÜMLERİ
Bir deride; sırt, boyun, etek ve bacak gibi belli bölümler vardır. Dokusu en sık olanı ve bundan dolayı da en değerli olanı sırt bölümüdür.
SAYA ÜRETİMİNDE KULLANILAN DERİ TÜRLERİ

Vidala:
Ağır, orta ve hafif sığır, dana ve at derilerinin krom tuzları ile sepilenmesinden elde edilen, sırça tarafından finisaj görmüş, türlü renklerde ve yumuşak tutumlu derilerdir. Özellikle kışlık ayakkabıların, askeri botların, fantezi terliklerin ve zennelerin büyük bölümünde vidala kullanılır.
Bakımı:
Ayakkabı yüzeyi toz, çamur vs. den yumuşak bir bez veya fırça ile temizlenir. Deri yüzeyine besleyici ve koruyucu özelliğe sahip olan katı bir cila sürülür. Cila 10 dk. bekletilip yumuşak bir fırça ile parlatılır. Ayakkabının kullanımı sırasında oluşmuş buruşmayı gidermek için; tozsuz ve aşırı sıcak olmayan hafif nemli bir ortamda, mutlaka kalıpta en az iki gün dinlendirmek gerekir. Bu işlem ayakkabının ömrünü mutlaka uzatacaktır.
Yağlı Deri (Crazy ve Pullup):
Cildi mat, kalın vidaladır. Bu tür deriler vidalaya oranla çok az su geçirme özelliğine sahiptir. Bazı kışlık ayakkabı ve bot modelleri yağlı deriden yapılmaktadır.
Bakımı:
Ayakkabı yüzeyi dış etkenlerden oluşan zararlı maddelerden deriyi zedelemeden hafif nemli bir bezle temizlenir ve kalıplanarak nemli bir ortamda kurumaya bırakılır. Deri yüzeyi bu deriye uygun sprey boya ile boyanarak kalıpta tozsuz bir ortamda giyilmeye hazır hale getirilir.
Glase:
Ham keçi derilerinin krom tuzları ile türlü usullerde sepilenmesinden elde edilen, sırça tarafından finisaj görmüş ve çeşitli renklerde boyanmış yumuşak tutumlu yüzlük derilerdir. Kaliteli zenne ve merdane iskarpinlerin (bağcıksız), zenne çizmelerin ve terliklerin sayalarında kullanılır.
Bakımı:
Glasenin cildi son derece yumuşak olduğundan özenle kullanılması gereken deri cinsidir. Bu yüzden taşlı ve bozuk zeminlerde giyilmesi tavsiye edilmez. Kirlenen deri yüzeyi, yumuşak nemli bir bezle silinir ve kurumaya bırakılır. Besleyici veya koruma özelliği olan sıvı veya katı cila ile parlatılır. Vernik gibi lak (parlak cila) içermeyen deri parlatıcıları kullanılmamalıdır. Ayakkabı giyildikten sonra mutlaka kalıplanarak bekletilmelidir.
Rugan:
Sığır, dana, at, deve, keçi, oğlak ve koyun ham derilerinden elde edilir. Ham derinin sepilendikten sonra yağlı ya da sentetik laklarla finisaj yapılmış çok parlak görünüşlü yumuşak tutumlu yüzlük deridir.
Bakımı:
Deri yüzeyleri son derece ince ve hassastır. Toz ve kirden hafif nemli yumuşak bir bezle temizlemek gerekir. Kalıplaması yapılıp kurumaya bırakılır, daha sonra hafif nemli gazlı bezle silinir, parlatılır.
Süet:
Orta veya hafif genç sığır, dana, malak derileriyle keçi ya da oğlak, koyun, kuzu derilerinin krom tuzlarıyla sepilenmesinden elde edilen deri, finisaj görmüş yumuşak tüylü ve kadife tutumlu, türlü renklerde, boyası derinin içine iyice işlenmiş mamul derilerdir.
Bakımı:
Deri yüzeyi fazla sert olmayan fırça (kauçuk) ile fırçalanıp, temizlenir. Kendi renginde veya natürel renkte sprey ile boyandıktan sonra 10 – 15 dk. kurumaya bırakılır. Tüyler cilt yönünde harmanlandığından, bu yönde taranmalıdır. İstenirse yağmur vs. dış etkenlerden korumak amacı ile silikonlu spreyler kullanılabilir.
Nubuk:
Cildi zımparalanmış deridir. İki yönüyle süetten ayrılır. Nubuk daha kısa tüylü ve daha toktur. Yüzeyine dokunduğunuzda kadife teması verecektir.
Bakımı:
Nubuk yüzeyi, nubuk silgisi ile silinerek toz vs. den arındırılır. Daha sonra sprey boya ile boyanır ve yumuşak bir fırça (kauçuk olmalı) ile tüyleri taranır.
Lame ve Dore:
Lame, metalik gümüş renge boyanmış mamul derilerdir. Dore ise metalik sarı renge boyanmıştır. Her iki tipteki deriler de ağırlıklı fantezi zenne ayakkabılar için kullanılır.
Bakımı:
Deri yüzeyi nemli yumuşak bir bezle silinir. Kalıplandıktan sonra natürel sprey boya ile beslenir.
Nappa:
Ayakkabıcılıkta kullanılan nappa daha diri ve tok işlenir. Gözenekleri glase deri kadar belirgin değildir.
Bakımı:
Nappa deri çok ince ve hassas olduğundan, dikkatli kullanılması gerekir. Kirlenen yüzeyi yumuşak ve hafif nemli bir bez ile silinir. Ayakkabı mutlaka kalıplanarak bekletilir. Besleyici ve koruyucu krem cila ile cilalanır.
Zik Deri:
Genelde koyun derisinden yapılır, çok ince ve esnektir. Giysilik olarak da kullanılır.
Florantik (Açma Deri):
Derinin sırça kısmı zımpara yapılıp, boyayla kapatılır. İki renkli kullanılabilir. Çok parlak finisajlıdır. Üzeri fırçalandığında dalgalı bir hal alır.
Bakımı:
Deri yüzeyi hafif nemli bezle temizlenir. Katı cila ile cilalandıktan 5dk. sonra parlatılır ve kalıplanarak giyime hazır bekletilir.
Vejetal:
Bitkisel taninlerle işlenmiş tamamen natürel veya üzeri boyalı derilerdir. Genelde aksesuar yapımında kullanılır. Renk katılmamış vejetal deriler, zaman içerisinde koyulaşarak farklı bir görüntü verirler.
Bakımı:
Tamamen natürel özelliğe sahip bu derilerde kendine has cilalar kullanılmalıdır.
Baskılı Deri:
Arzulanan gren yapısının (üst zarın atılmasından sonra, derinin en üst yüzeyi), metal plakalar üzerinde hazırlanıp, yüksek basınç ve ısıda deriye baskı yapılması ile hazırlanır.
Mantar:
Tabanda, topukta, sandaletlerde kullanılır. Mantar tozu ve kauçuğun karışımıdır. Çok hafif termik bir tabandır.
Astarlık Deriler:
Ham küçükbaş hayvan derilerinin türlü yöntemlerle sepilenmesinden elde edilen, doğal renkte boyanmış ince, yumuşak, elastik ve yüzeyi düzgün derilerdir. Keçi derilerinden elde edilen astarlık derilere astarlık glase, koyundan elde edilenlere ise meşin adı verilir. Meşin olarak adlandırılan koyun derisi zayıf ve ince olduğundan astarda kullanılır. Yüz olarak yararlanılmaz. (Bazı istisnalar hariç) Ayrıca dana derisinden yapılanlara da dana astar denir.

   
AYAKKABI YAPIMINDA KULLANILAN TERİMLER

  ALT YAPI:
Sayanın dışındaki parçaların bir araya getirilmesi ile oluşur.
  AYAK:
Derilerin alanını ölçmek için kullanılan birimdir. (1 ayak=9.29 cm2)
  BOMBE:
Ayakkabının burun kısmının formunu koruması için deri ile astar arasına konan sertleştirici takviyedir. Plastik alaşımlı olan bombe malzemesi ısıyla kalıbın şeklini alır ve ayakkabının burun şeklini uzun süre muhafaza etmesi, parmak uçlarımızı koruması açısından önemlidir.
  FALÇA:
Tamamı köseleden yapılmış ökçedir. (topuk)
  FALÇATA:
Ayakkabı imalatında kullanılan bıçaktır.
  FORA DİKİŞLERİ:
Yüz taban astarı ve tabanı (kösele veya lastik) birbirine tutturan dikişe denir.
  FORT:
Ayakkabıda arka kısmının dik durması ve formunu muhafaza etmesi için saya ile astar arasına konan sertleştirici takviyeye denir.
  FREZE:
Taban kenarlarının düzeltilmesi işlemine denir.
  FİYAPA:
Taban ile saya arasına yerleştirilen ikinci kat kösele veya lastik malzemeye denir.
  KAMARA:
Ayakkabının sol ve sağ yan kısımlarına denir.
  GAZUMA:
Fiyapa ve vardola ile tabanın dıştan dikilişi işlemine verilen addır.
  HARAMA:
Fora dikişinin tabanda görünmesini önlemek için tabana açılan kanalcığa denir.
  ISTAMPA:
Ayakkabının model kalıbına denir.
  İÇ ASTAR:
Ayakkabının iç kısmında kullanılan deri veya kumaştır. 4 temel işlevi vardır:
   Ayak ve saya arasında koruyucu bir tampon tabaka olmak
   Ayakkabının şeklini korumasını sağlamak
   Ayağın nemini almak
   Ayakkabının iç görünümünü şekillendirmek.
   Astar ayakkabının önünde (aynada), yan taraflarında (gambada) veya ayağın bastığı alt taraflarında (mostrada) bulunabilir.
  KÖSELE:
Manda ve sığır derisinden yapılan alt yapıda taban astarı, fort, taban, vardola şerit yapımında kullanılan bir deri cinsidir.
  MEKVAL:
Havuzlu tabanlara dikilen kenar dikişine verilen isimdir.
  SALPA:
Fort kısmında kullanılan deri ve kösele artıklarının birleştirilmesiyle meydana getirilen destek malzemedir. Ayrıca montaj sırasında taban astarı olarak da kullanılır.
  SARAÇ DİKİŞİ:
Ayakkabının sayası üzerine uygulanan ve modelini belirleyen süs dikişleridir. Rok türü ayakkabılarda el saracı, diğer tarz ayakkabılarda makine saracı uygulanır.
  TABAN ASTARI:
Saya ile tabanın birbirine tutturulduğu iç parçadır. Taban ile mostra arasında bulunup, ayakkabının tabanının ayak şekline daha uygun olması ve bu formunu muhafaza etmesi için kullanılır. Genelde ayağın şekline uygun, içinde özel karışımlı esneklik sağlayıcı bir plastik ve çelik destek bulunan, ortopediyi sağlayan en önemli parçadır.
  TRANTA (TAKVİYE PARÇASI):
Ayakkabının zayıf bölgelerini sağlamlaştırmak için kullanılan yapışkanlı sigorta şerididir.
  VARDOLA:
Saya ile taban kenarı arasına konan kösele şeride denir.
  MOSTRA:
Ayakkabının içinde, taban kısmına konan etiketli deri parçasına verilen addır.
  YASTIK SÜNGERLER:
Bu malzeme genellikle mostranın altına konulan süngerlerdir. Ayakkabı tabanının ayak ortopedisine daha uygun hale gelmesini sağlar. Bunun için özellikle çocuk ayakkabılarında ayağının gelişmesini tamamladığı nazik bölgelerde (topuk altı ve ayak içi orta bombeler) destek olmak için özel esnek ve köpük gözenekli sağlam yastıklar sıkça kullanılır.
  ÖKÇE:
Ayakkabının topuk olarak tabir edilen kısmına verilen isimdir.

   
AYAKKABININ BÖLÜMLERİ
Ayakkabı 2 ana bölümden oluşur:
   SAYA:
Değişik biçimdeki parçaların birbirine dikişi ile ortaya çıkan ayakkabının taban haricinde kalan üst parçasıdır.
   TABAN:
Poliüretan, kauçuk, kösele veya neolitten oluşan en alt kısımdır. Ayakkabının en önemli parçalarından biridir. Çünkü hem dayanıklı hem de esnek olmak zorundadır.
Taban Çeşitleri ve Özellikleri:

   Kösele Taban:
Gerçek derilerin, içinde çeşitli kimyasallar bulunan havuzlarda bekletilerek kalınlaştırılmasıyla elde edilen tabandır. Doğal olduğu için en sağlıklı tabandır. Nefes alabilme özelliği vardır. Teri emer ve koku oluşmasını önler, dezavantajı ise suda hemen kırılır ve çabuk aşınır.
   Poliüretan Taban:
Plastiğin süngerleştirilmesi sonucu elde edilen tabandır. Yumuşak bir basımının olması ve hafif olduğu için terleme süresini uzatması önemli bir özelliğidir. Ancak koku oluşmasını önleyemez.
   Kauçuk Taban:
Doğal kauçuk plastik maddelerle karıştırılarak elde edilir. Yere konforlu basmayı sağlar. Poli tabandan daha ağırdır. Diğer özellikleri poli tabanla benzerlik gösterir.
   Neolit Taban:
Kauçuk ve sert plastiğin sıkıştırılmasıyla yapılan tabandır. Sert olduğu için köselenin özelliği kazandırılmaya çalışılmıştır. Kırılmama özelliği vardır. Sıcaklık farklılıklarından etkilenmez, estetik olarak güzel olmasına rağmen ağır olduğu için ayağı terletir. Taban nemi emmediğinden koku oluşumunu önleyemez.
   Termokauçuk Taban:
Termokauçuk karışımı ile oluşur. Yoğunluğu en yüksek ve sıcaklığa en dayanıklı tabandır.
   PVC:
Polivinil klorür’den meydana gelen bir tabandır. Çeşitli finisaj işlemleri ile farklı renk ve parlaklık verilebilir.
   Termo poliüretan:
Poliüretan ve termo kauçuğun özel enjeksiyon sistemi ile birleşiminden oluşur. Hafiftir ve kaymama özelliği vardır.
   Latex:
Doğal kauçuk ve lateks ile üretilir. Elastikiyeti en yüksek konfor özelliği olan tabandır.
   Eva:
Yoğunluğu en düşük poliüretan kullanılır. Hafiftir.

   
   ABİYE
Özel günlerde ( düğün, mezuniyet vb. ) tercih edilen, ökçeli ve şık, tercihe göre saten ve taşlı modellerin bulunduğu gruba verilen addır.
   CASUAL
İş dışında ve hafta sonları tatilinde günlük kıyafetlerle kullanılan, spor ayakkabıları aratmayacak rahatlıkta olan, günün moda renkleri ve derileri ile çeşitlendirilen ayakkabılara verilen addır.
   COMFORT
Rahatlığın esas alındığı, taban ve derilerinin bu özelliğini destekleyecek şekilde oluşturulduğu, ayağı yormayan, hafif, kalıpları daha geniş, yumuşak ayakkabılara verilen addır.
   DRESS
İş ve günlük yaşamda, klasik kıyafetler, takım elbiseler ile kullanılan ağırlıklı kösele ve neolit tabanlardan oluşan modellere verilen addır.
   DENİZ
Yazın sahil kenarında kullanılan ağırlıklı eva tabandan oluştuğu için hafif, kullanımı rahat sandalet ve terlik grubuna verilen addır.
   BASKETBOL
Basketbol maçlarında performansınızı artıracak ve sakatlanmaları azaltıcı özelliklere sahip basket keyfinizi artıracak grubumuzdur.
   FUTBOL
Halı saha ve krompon seçenekleriyle ikiye ayrılmaktadır. Top hakimiyetinizi, süratinizi, gücünüzü ve doğal olarak doğru pas vermenizi kolaylaştıracak özelliklere sahip olan grubumuzdur.
   KOŞU
Aktif koşu sporu yaparken giyilmesi gereken hızınızı artıracak ve saklanmaları önlemeye yönelik ayakkabı gruplarımızdır.
   X-TRANING
Yürüş sporunda ve doğa sporları yapılırken tercih edilmesi gereken kategorimizdir. Taban özelliklerinden dolayı engebeli arazilerde size hakimiyet kolaylığı sağlayacak özelliklere sahiptir.
   TENİS
Açık ve kapalı alanlarda yaptığınız raketli sporlarda (spuash, tenis gibi) ani hızlanma ve ani duruşlarınızda size kolaylık sağlayacak ve bu tarz vücudumuzu zorlayan hareketlerde sakatlanmaları önleyen özelliklere sahip ayakkabı grubumuz.
   OKUL
Okul sezonunun açılmasıyla birlikte pastel tonlarda kullanılan çocukların ayak sağlığının ön planda olduğu ve okul kıyafetleriyle uyumlu olan ayakkabı alternatiflerine verilen addır.

   
                    Bayan Yetişkin                      35–40 Numara
                    Erkek Yetişkin                       40–45 Numara
                    Garson                                 30–40 Numara
                    İlk Adım                                18–20 Numara
                    Bebe                                    20–25 Numara
                    Patik                                    25–30 Numara
                    Filet                                      30–35 Numara

   
   Tüm doğal ürünler gibi deri de yaşlanır. Rutubet, soğuk, kuru hava, güneş gibi doğal etkenlerle elastikiyeti azalır, doğal özelliklerinin uzun süre korunması için bakım uygulanması şarttır. Derinin türü ve proses edilme biçimi nedeniyle, tek bir bakım ürünü mevcut değildir. Derinin türü ve amacına göre değişik bakım ürünleri geliştirilmiştir.

   İlk kez kullanımdan önce, krem veya sprey şeklinde koruyucu film oluşturan bir bakım ürünü kullanılmalıdır. Bakım uygulaması sırasında deri kesinlikle kuru olmalıdır

   Nemlenen ayakkabılar, önce gazete kağıdına sarılmalı ve doğal oda ısısında iyice kurutulmalıdır.

   Kirler bir fırça veya nemli bir bezle alınmalıdır.

   Deride renk değişimini önlemek için, doğru bakım ürünü kullanılmalıdır.

   Bakım ürünü çok az kullanılmalı ve yüzeye eşit yayılmalıdır. Çok kullanım nefes alabilme özelliğini engeller.

   Kir ve toz, derinin yüzey deliklerini tıkayabilir ve nefes alabilme özelliğini önler. Büyük kir ve lekelerin giderilmesi, özel bir temizleyici kullanımı gerektirir. Temizleme işlemi deri tümüyle kuruduktan sonra yapılmalıdır. Lekenin deri üzerinde uzunca süre kalması, daha derin katmanlara nüfuzuna neden olduğundan özenle temizlenmelidir.